
Wednesday, July 15, 2009
Tuesday, July 7, 2009
SİYAHBEYAZ KADINADAM

* çoğu şarkısın her dizesini büyük bir hırsla ve sesini zorlayarak söylüyor
* hep düşünmüş işini ilerletmeye çalışmış
Thursday, June 25, 2009
Michael Jackson Öldü
popun kralı ve hatta şuan dinlediğimiz bütün popüler müziğin yaratıcısı Michael Jackson öldü deniliyor.
Thursday, May 28, 2009
bir youtube vardı ya ne oldu ona
SansureSansur - 05 (Eng. Subt.) from adboy on Vimeo.
taayyiip de dedi ben giriyorum youtube a insanları samimi bulmuyorum dedi
neden insanlar sistemin acıgını aramak zorundaki
alıştık demi youtube kapanalı 1 yıldan fazla oldu
unuttuk demi youtube başında geçirdiğimiz vakitleri
işin acı yanı alıştık bir de buna
yeni bir iletişim aracından yoksun artık bu ülke
yeni bir bilgi alışverişi aracından uzak bu ülke
tıpkı bundan 200 küsür yıl önce başlayan gerileme devrinin nedenleri gibi
gavur icadından uzak durma gerekliliği ve ne haldeyiz şu an
ve gene en cok etkilenen gene bilgisayara ve teknolojiye erişimi az olan insanlar
onların bilgiye ulaşmasından korkuluyor çünkü
nasılsa biz kaybedilmişleriz birşeylere ulaşabilen gözü açık at gözlüğü olmayan
ama alimallah herkes çıkarırsa at gözlüklerini ne olur
Friday, May 22, 2009
RESİM

GERÇEKten POST MODERN BİR ŞAİR sevgili anamız ışık hanım'dan şiir dizisi
başlatıyoruz
anlamak için çaba sarfetmek gerek annem aynı zamanda dışa vurur
/
/
/
/
/
/
/
/
/
/
/
/
/
/
/
/
/
RESİM
YAPMAK
PİCASSO GİBİ
DELİ
TECRÜBE
KONUŞSA TUALDE
SATIRLAR RENKLENSE
ŞİİRDE
RESİM YAPMAK
ŞİİR GİBİ
DELİ
BİR KADIN
YAŞLI
HAYAT
GENÇ
DELİ GİBİ
KORKUYOR
YAŞINDAN
RESİMLE GENÇLEŞEBİLİR Mİ?
NE?
YAŞ
HANGİ?
YAŞ MI?
DELİ OLMA
BİR KADIN
YAŞLI
GENÇ OLAMIYOR
HAYAT SEVİLİYOR
RESİM NERESİNDE?
BİLMİYORUM
BAŞLIYORUM YENİDEN
BİR KADIN YAŞLI
O NUN İÇİN BİR RESİM YAP
DELİ RENKLİ
HAYAT GENÇ
RENKLİ
Monday, May 18, 2009
Türkan SAYLAN
Saturday, May 16, 2009
babelgum film festival
Tuesday, May 12, 2009
AKDENİZ VE KUMSALLAR
ancak bundan sonra da modern edebiyat örnekleriyle
amatör şairlere burada yer vereceğiz
şiire inanma şiirsiz kalma
Akdeniz benim olsun, kumsallar senin
Güneşten rengi teninin, maviden tuzu terimin
Rüzgarlarımla kabartsam gövdemi,
Hevesiyle vereceğin busenin,
Sırnaşık dalgalarımla serinletsem nazlı bedenini
Vursam kumsallarına her gün bin kere
Alıp kaçsam her defasında bir parçanı
Saklardım seni derin mavilere.
Gün batsa, ay dönse,
Gelsem kabuktan hediyelerimle.
Silerdim geçmişten kalan ayak izlerini
Her gecenin sessizliğinde.
Ay ışığında yanan bedeninle
Aydınlatsan ıssız derinliklerimi,
Göreceksin ki o kadar büyük denizin altı
Senin biriktirdiğim parçalarınla kaplı.
şair: Selim Sel
Monday, May 11, 2009
DENİZ, MARTILAR VE APTAL ŞAİR

////Sarı batarken mavi üstüne\\\\
////Kulaç attım kızıl ufkuna\\\\
\\\\Dedikodunu yaptım martılarla////
\\\\Hem de çığlık çığlığa.////
////Dalga geçti hep martılar\\\\
////Bir çığlık kulağımda;\\\\
////Uyan ey aptal şair!\\\\
////Plan yapma aşka dair.\\\\
////Dalga geçti deniz benle\\\\
////Bir dalga fısıldar;\\\\
////Uyan ey aptal şair!\\\\
////Git git bitmez bu ufuklar.\\\\
////Durun martılar ve deniz,\\\\
////Ne bet bıraktınız ne beniz.\\\\
////Mutlu son aşk dediğin,\\\\
////Bu en son çok sevdiğim.\\\\
---------------------------şair---Selim Sel----------------------------------
Friday, May 1, 2009
hayden films

NAZ VE UÇAN KAZ

NAZ VE UÇAN KAZ
Uçan yüreğimdir, vurmayın avcılar.
Mavilerde süzülürken bir nazlı bulutta kaybolan
Avcı kurşunundan kaçarken, eros'un oklarıyla vurulan
Gelen sevdiğimdir, yüreğinde aşktan sancılar.
Bin yüreğimin kanadına uçurayım seni güzel bebek.
Sen söyle, senin istediğin yerlere gitsek.
Güvenir misin kanadıma ,buralar çok yüksek.
Dönerken dünya, yıldızlar ve gök
Köhnemiş yükümü bir busenle sök
Hafifler sancıların kuş tüyü kollarında yüreğimin
Bakışı gamlı, adı Nazlı, dudağı ballı sevdiğimin.
yazan ve yöneten: Selim Sel
Thursday, April 30, 2009
SANIRIM GELMEYECEK

Cep telefonum sağda, bir fincan kahve solda
Sevgilimin hayali karşımda, kendisi galiba yolda.
Telefonum sessiz, arayan yok, ışığı sönük
Buz gibi kahvemin üstü hala köpük köpük.
Oturuyorum yuvarlak bir masada tek
Kahve bitmeden bekleyişim bitecek.
Garson! Bir sandalye daha çek,
Sevdiğim kadın ha geldi ha gelecek.
Beynim akmış dilime, dilim lal
Dilim damlar elime, sanırsın bal
Sevdiğimi yazmak isterken yıldızlarla göklere,
Yazıyorum kalemle önümdeki peçeteye.
Uçağımı bekliyorum buralardan gidecek,
Garson! Nerde kaldı bizim peynirli kek.
Sevdiğim kadın ha geldi ha gelecek.
Kalkmasına üç saat varken uçağın,
Hayalini kuruyorum tekrar döneceğim anın.
Kahvem bitti, bekleyiş bitmez.
Bir peçete bu şiire yetmez.
Garson! Peçete getir bana,
Şiirimi bitiremedim daha.
Toplama boşları dursun biraz,
Ver ulan peçeteleri! Adisyona yaz.
Şiirimi bitirirsem dururum ancak,
Bu şiiri sevdiğim kadın okuyacak.
Kısıtlı imkanlarıyla sınırsız duygularımın,
Sinir krizleriyle, bu bekleyişim ha geçti ha geçecek.
YAZAN: Selim Sel
Wednesday, April 29, 2009
ıslak köpek futbol bloğu oldum ben de

MARDUK'A ŞİİR

Son yörünge geçişini, MÖ 1649'da yaptığı iddia edilen Marduk, bir mite göre Thera YANARDAG patlamasını da içeren bir dizi doğal âfete neden olmuş, Mısır’dan Çıkış mitlerine esin kaynağı oluşturmuş, yakındoğu başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde siyasi ve sosyal dengeleri altüst etmiştir
Marduk, Babil ve Asurluların yaradılış destanlarında yer alan, tanrıların en bilgesi ve güçlüsüdür. Alexander Heidel'in yazdığı ve Türkçeye de çevrilen Enûma Eliş kitabında adı geçen bir yaradılış destanı kahramanı. Kötü tanrı Tiâmat'ı öldürmesi için özel olarak görevlendirilen ve onu öldürerek Babil şehrini kuran, yeri ve göğü yaratan, kendisine destek veren iyi tanrılara hizmet etsin diye insan soyunu da yaratan tanrı. Destan bir kısmı tamamıyla tahrip olmuş 7 kil tablet deşifre edilerek günümüze kazandırılmış. Yazıldığı tarih için ise, MÖ 700 den 1600 yılına kadar uzanan geniş bir aralığı söz konusu.
Uranüs gezegeninin yörüngesinde- ki tedirginlikleri bilinmeyen başka bir gezegenin yapabileceği varsayımından hareketle Neptün gezegeninin keşfi, matematiğin bir zaferi oldu. Bundan sonra Neptün gezegeninin yörüngesindeki düzensizliklerden yola çıkılarak 9. gezegenin bulunması için matematikçiler ve gökbilimciler seferber oldular. Sonunda Plüton gezegeni 1930 yılında bulundu.
VİKİPEDİDEN alındı.
Selim Sel



