Saturday, March 29, 2008

Küçük Edo

İnsanlar Öldüklerinde Övülür.

Eğer Gerçekten Farklı Bir Şey Yaptılarsa.

Sıradan Hayatta Uyuz Olduğumuz,Tuhaf Bulup Eleştirdiğimiz Davranışlar,O Kişi Ölünce Değerlenir...


Ankradan Antalyaya Doğru Yol Alırken Acıktım.

'GAYZER LOKANTASI'nda Mola Verdim.

Orada Çok Değişik Bi Usta Vardı.

16 Yaşındaki EDO Usta.

O Bu Kasabada Doğmuş.Fotorafından da anlıyacağınız uzere çok tuhaf biri.
bu halde doğmuş.O Doğarken Annesi Ölmüş.Ona bi dergiden geldiğimi soyledim röportaj yapmak istiyorum dedim.hiç ilgilenmedi.benimle konuşmadı.bu fotorafı da gizlice çektim.


o boyle doğmuş ve yeteneğini keşfetmiş.hayata küsmemiş.mücadele etmiş.

O 'nu Çok Takdir Ettim.

Değişik Hali Lügate Bile Geçmiş.Bilen Çokmuş Ama Kimse Umursamamış.

AMA O BÜYÜK BİR DEĞER.ÖLÜNCE ANLIYCAKLAR ONUN DA DEĞERİNİ.

Sıradan Bi Toros Kasabasında Yaşamasına Rağmen Giyinişi Bile Çok Farklı.

Bence O Özel Biri.Bize Birşey Anlatmaya Çalışıyor.



Ayrıca Eli Çok Hızlı ve Lezzetli.Döneri De O Hazırlayıp Asıyormuş.

Boş Zamanlarında Tek Başına Orotoryo Yaparmış Göl Kenarında.

Hiç Arkadaşı Yokmuş.Ustabaşının Sözünden Hiç Çıkmazmış.

Çok Etkiledi Beni Yolunuz Düşerse Uğrayın Derim.

Friday, March 28, 2008

rakamla 100 yazıyla yüz

banyoda yüz lavaboda yüz
şener şen li sabun reklam vardı boyle ben kucukkene

neyse şaka maka kişisel blogculuğun öldüğünü düşünmeye başladığım bu günlerde 100.uncu iletiyi yazmam cok manidar.

facebook veya başka nedenlerle blog işinin modası gecmeye veyahut başka bir yone kaymaya başladı.

eskiden gun aşırı guncellenen vede takip ettiğim bloglar(genelde emirbey den linkle gidilenler) haftada bir guncellenirse gene iyi.

bu özellikle kişisel bloglarda daha on planda. ancak bir konusu veya amacı olan bloglar hala daha sık guncellenmekte ve de tarafımdan okunmakta.

bu konuda bir suru teorim var beynimde şekillenmiş toplum hayatı ve kişisel hayatımız hakkında. başka bir yazıda yazarım diyip yazmayacagımdan eminim.

herkes yazsın bişiler okuyalım. tartışalım nedir yane. umarım bizde buradan bloglamaya devam ederiz.

Thursday, March 6, 2008

KOMANİZ REJİMMM

hayatımda ilk defa rejim yapmayı hatta rejim demeyelim yediklerime dikkat etmeyi düşünüyorum. çünkü hayatımın en kilolu dönemindeyim hiç bu kadar ağır olmamıştım.

bir de beni üzen ya da sevindiren daha tam karar veremedim, benden şişman gözüken insanlardan bile kafadan 5 kilo ağırım nasıl oluyor anlamıyorum.

hayır zapzayıf olmayı düşünmüyorum ama bundan tam 8 ay önce ideal kilodaydım. ona kadar düşsem iyi olur. kiloyu nasıl verdim ve nasıl aldım. öncelikle askere gidip geldiğimde kilomda bir değişiklik olmamıştı. ancak o yaz bizimkilerin yanında alanya da otel de çalışınca, sıcaktan hem cok kalori yakıyor insan hem deyemek yiyesi gelmiyor, bayaa kilo vermeye başladım. sonrasında istanbul da evde geçirdiğim bir dönem de bir kere zaten evde boş oturdugumdan hiç yemiyordum. ve bu arada hipertiroid* olarak acayip kilo verdiğim bir döneme girdim. sonrasında işe girip duzenli ve cok 3 oghun yemek yemeye baslayınca bir de hipertroide karşı ilaç kullanmaya başlayınca bir anda kilo almaya başladım. işe girdiğim gunden bugune 18 kilo aldıgımı düşünüyorum(11 ayda). şimdi yemek yemeyi azaltma kısmıyla ilgili avantajlarım ve dezavantajlarım var.
avantajlarım: çok üşengeç oldugumdan hayat boyu acıksam bile kalkıp gitmediğimden benim için açlık hissi yoktur. mesela aç uyuyabilirim. tatlıyı çok sevmem.

dezavantajlarım : eğer usenmediğim bir anıma denk gelirse hem çük güzel yemek yaparım yapmayı severim çok güzel yerim. bu arada şu anki yaşantımda ki en büyük zevkim yemek yemek. nasıl açlık hissim yoksa tokluk hissim de yoktur.coca cola yı seviyorum. zeroyu deneyecem belki lezzeti hakkaten aynıdır yada pepsi max nede olsa aysun kayacı.


bir başka avantajda şu eti form un veya ülker mavi yeşilin pirinç ve mısır patlağı zımbırtısı varya ona bayılıyorum. acayip seviyorum hele yogurtla ayranla harika oluyor tabii ben onu bugune kadar hep yemek ustune patlamış mısır yer gibi yedim. bundan sonra yemek niyetine.

şimdi şoyle bir yemek azaltma yapacam abartmayacagım ama herseyden yemeye devam edecegim asla formaliteden bişi yemecegim yani bazen insan yemek yemeye ihtiyacı olmadıgı halde saati geldi diye yer ya ben yemeyecegim.

hipertiroid = boyle guatrın tersi metobolizman fazla hızlı çalışıyor hormonların yuzunden. mesela gecen kış hiç palto giymedim ve vucut sıcaklıgım her daim cok fazlaydı.

herkese saglıklı ve ideal kilolu gunler dilerim

Sunday, March 2, 2008

HERKESİN KÖR OLDUĞU YERDE TEK GÖZÜ OLAN KRALDIR

tabii ki körlerin kendilerinin kör olduğunu bilmesi ve de tek gözü olanın da körlere kendinin farklı olduğunu anlatabilmesi gerekir.
peki herkesin kör olduğu yerde görmenin avantaj olduğunu nasıl anlatırsın eğer daha önceden kimse görmediyse.




şimdi durum şu cahil bir halk eğitilmiş kesimden uzakdır. eğitilmiş olanlar o halkın içinden çıkmış bile olsa çoğunluk cehaletten başka bişi görmediğinden eğitilmiş olanın daha iyi gördüğünü düşünmez ona itimat etmez.




alanya da itimat et diye kasap dükkanı var cok takdir ederim ismini. ve benzerleri itaat et. küfür et. iddia et. iltifat et.

Saturday, February 23, 2008

GENELLEMEYLE DÖNECEĞİM

şimdi bayaa dır yazı yazmıyoruz ancak massive posting le geri döneceğiz
sanal alemlere ama ondan önce emer in
deneme olarak yaptığı ve için xxx, sex gibi kelimeler geçen postundan sonra hakkaten denemesinin başarılı olduğunu görüp internet kullanıcısından korktuk. google analytics bize şunu gösterdi internet kullanıcısı bariz sapık aranan kelimeleri buraya yazarak kimseyi rencide etmek istemiyorum ( ya da daha detaylı bir postta donerim o konuya ). ancak tıklanma sayısında artış sitede gecirelen surede inanılmaz bir düşüş oldugunu herhalde soylememe gerek yok.


bu arada yaşasın şebnem ferah hep olsun hep şarkı yapsın
hep arkasında kırk tane enstrumanla cıksın bundan sonra da sahneye

Tuesday, January 22, 2008

Ben de erkeim 2

futbol u izlemekten de takip etmekten de pek haz almadım şimdiye kadar
lakin golleri molleri görürsem tv de hep izlemişliğimde oldu
ama bir maçı baştan sona izlediğim yoktur
çok önemli bir miilli maç dahi olsa
fakat nasıl ki her bayanın içindeki kokoş bir gün dışarı vuruyorsa demek ki erkeklerin içindeki futbol canavarı da dışarı vuruyor.
çocukken severdim aslında futbol oyunlarını önce fifa (95 yılından bahsediyorum) akabinden de fiifa 96 ;ki kendisi oyun sektörünün mihenk taşlarından biridir; ile futbol oyunlarını oynamaya başladım ve cok da severdim. 2000 yılından sonra ne lan bu hersen aynı her sene aynı diye oynamayı kestim cok uzun bir muddet bu arada da futboldan beşikteşın 5 kırmızı kart görmesiyle iyicene soğudum. yıllar yılları kovaladı lan bir futbol oyunu geti ronide oynayak deyene kadar o da fifa 07 diye bişi getirdi. aboooo bu ne lan olduk game pad ve futbol oyunu ikilisi beni etkisi altına aldı. bir de kolaektif oyun seviyoruz arkadaslarla aynı takımda olup ligler avrupa kupaları dunya kupaları kazanıyoruz sıkıldık tabii gun geldi. bu sefer dedik git bize pes 6 getir lan dedik bu sefer butun hersey yeniden basladı. oyun stili farklı bu oyunla elimiz alışana kadar çok zevk aldık ancak elimiz alışınca sevemedik ve tekrar fifa 07 ye donduk. akabinden fifa 08 cıktı pek svemedik ama değiştirmişlerdi ve gormüştükki pes den çakmalar vardı oynanabilirlikte eh meh dedik ancak o an için pes 6 dan cok cok iyiydi ozellikle topun hareketleri. sonra pes 2008 cıktı. haydi bu sefer başaldık pes oynamaya once elimiz alışana kadar bayaa zaman gecti ama alışınca iki kişi barcelonayla harikalar yaratmaya başladık.( henry nereye ben de oraya futbol oyunlarında çok seviom bu herifi fifa da gol atınca öyle cool cool duruyordu sevinmezdi hiç pes de maymun gibi seviniyor ama olsun)
bu arada oynaya oynaya futbola merak salmaya başladım hakkaten bu herifler bu kadar iyi mi diye internetten bazı takımları futbolcuları incelemeye başladım.pes nasıl oynanır kendimi nasıl geliştiririm diye hints&tips; taktik ve teknikleri aradım ama pek bişi bulamadım halen.
fubolcuları internetten inceleyip ona gore transferler falan. onun için şimdi bayaa bayaa avrupada kim nerede oynuyor ne yapıyor bilir hale geldim. ancak hala mac izleyemiyorum. africa cup of nations 2008 in de ozetlerini ama izlemeden duramıyorum ve sonuclarını merak ediyorum.
daha da iyisi kardesim olan emerin içindeki erkek de canlanmaya başladı. ancak o aynı takımda olup karşı takıma karşı zevkle oynamayı sevmedi o karşılıklı oynamak isteyen daha kompetitif bir ruh. neyse bakalım nolcak. kendime şaşırırken keşke türkiye de de futbol oynansa ne guzel olur diyorum. ancak buraya yazıyorum hiçbir zaman menejerlik oyunlarından zevk almayacagım her ne kadar fifa da ve pes de transfer yapmaktan zevk alsam da.
saglıcakla kalın.

Monday, January 14, 2008

XXX

SEX deneme 1,2,3
SEX --a. SEX...

Thursday, January 3, 2008

yeni yıl


çift sayılar bana daha iyi gelir zaten 2007 den de pek haz ettiğim soylenemez.neyse umarım herkese 2008 cok iyi gelir ve hakkaten insanlığa birazcık daha zeka ve sagduyu.

yılbaşı günleri beni ve tüm tanıdıklarımı germeye başladı.
bir şey yapmak zorunluluğu mutlaka eğlenmek partilemek zorunluluğu varmış gibi bir his insanları kaplıyor.

sadece cesurlar gönül rahatlığıyla bir şey yapmıyor cunku genel korku kırk yılda bir eglenecez kacırmasak mı?
ancak tecrubeler ve gecen zaman bana hep şunu gosterdi plansız toplanmalarda daha cok eglenir insan evladı

allahtan bu sene kasmadık kendi kendine sekillenen dogaclama ve hiç kasıntı olmayan bol guzel yemekli ve nispeten aile saadetli ( ki eskiden gelenekti )bir yılbaşı geecesi geçirdik gelen herkese teşşekkurler.
bu arada yaşlanıyoruz hocam
ama umarım hep annemle babam kadar genc ve enerjik olurum hayatım boyunca
bunu bir kez daha gosterdiler bize saolsunlar.
yaşasın martin solveig
biraz nerd işi ama 2008 yılının başlarında sardırdığım cok eglenceli atraksiyon order of stick


Thursday, December 27, 2007

YALNIZ ÇORAP

şu saçma günlerimi şu saçma şiirimle pekiştirmek istedim.


Kim onlar
Onlar mı yalnızlar
Yoksa baş mı kaldıranlar.
Mutlu olanlar ya da olmayanlar.
Sadece kader mi
Bi kaç sorumsuz pislik mi?

Gayretsizlikleri doğaları gereği mi?
Umutsuzluk mu dertleri?

Üzülüyorum baktıkça.
Acaba acele bi iş günü sabahımı
Beni korkutan lastiğinde
Yoksa sevdiğini kaybetmenin korkusu mu?

Koymaya çalıştım kendimi onun yerine
Katlanmazdım zaten kendime.
Keşke 43 yerine 37 olsaydı da
Daha az derdi yumoş kokan teni...



not:Çorapları eşlerken,gerçekten çoraplara yazılmış bir şiirdir.

Friday, December 14, 2007

Sıpeyşıl Tenkz Tu


  • Mr. Emir orkestır membırs

  • Fırat-Selen kapıl

  • Merve&Ilgın for deyır hospitaliti

  • May yunivörsiti firends

  • Dayrektır Berkay end his friend

  • Tütay Özo Göksel

  • Bahar Sun&Ece Clever&Yasin&Egecan&Meliss&Özge

  • Ol Boun members

  • .................................................

sevgili okul arkadaşlarım

Friday, December 7, 2007

apple on a tree

şimdi size çok severek izlediğim ve blogumda yayınladıgım ilk videoyu sunuyorum.

bu video yu

istanbul animasyon festivalinde izledim ve cok begendim çok eglenceli harika bir fikir sarkının sozleride çok eğlenceli

bu yontemle bir klib cekilsin cok sevdim ve hattaa

baska seyler de cekilsin reklam lar falan

* emir bey dinletisine gittim bogazicine endustri muhendisleri toplantısına kokteyl ortamına

bu endüstri muhendislerinin nasıl bir topluluk oldugunu hiçbir zaman anlayamayacagım.

* anima adlı grubun hastasıyım yanlız hem kendime kızdım hem onlara kendime kızdım cunku albumlerini almayıp ikincisi cıkınca alırım diye dusunuodum onlara kızdım cunku dağılmışlar galiba ( ikinci albümü de alamaya ca gız) ancak galiba bir yerde calıyolarmış gidip izleyecem en kısa zamanda cok seviyorum ne de olsa. birazcık da pazarlama hatası oldu bence hiç joker adlı şarkyla çıkmayacaklardı album içinde de çok farklı kalan bu sarkı dan sonra alalım album dediğim de bir çok insan dan o şarkıyı seviyorsan diğerlerinin on alakası yok lafları duyuncaa yoksa tek şarkılık bir album mu dedim akabinden el kadar bir kız ve de yagmurla gelen ki en sevdiğim şarkı dinledikten sonra yok yok bunlar kötü olamaz deyip arkadaşıma indirttim( ben indirmedim ) ve sonsuz defa dinledim bütünn sarkılar cok cok guzel harike zaten o ses de harika keşke dagılmasalardı.

* yeni bir blog acabilirim fakat gizli bir karakterle fakat uzerinde cok calışmam gerekir istediğim gibi bişi olması içn oysa ben ugrasmak istemiyoum.

* ömer çiçek kadar narin, bir gün kadar kısa

* bir de video daki cukulata renkli şarkıcnın tipi çok salak deil mi :)

Tuesday, November 27, 2007

Canım Ağabeyciğiim





Benim ağabeyim Dünyanın en iyi insanlarındandır.


Cumartesi Melis'le konuşurken bi kez daha anladım ki abimin çok emeği var üstümde.Bunu bi kaç haftadır daha ayrıntılı düşünmeye başladım.Roni'nin ananesi
anaaam bu küçücüktü abisi bunu elinden tutar getirirdi diyince.Aynı lafı abimin ilkokul arkadaşları da sarf edince bi de feyzbuğk aracılığı ile kanıt sununca....
evet fotodaki herkesin 4 yaşındaki halinden daha şirin olan çocuk benim.
Feysbuk olayına da girsem mi girmesem mi bilemiyorum.Feys buk olmasa bu fotorafa ulaşamazdım.Ya da abimin ilk okul arkadaşlarıyla birkez daha tanışamazdım.

TANIŞMAYA GİDERKEN BU APARTMANI GÖREMEZDİM.



Nasıl bir tenis aşığıdır bu apartımanı yaptıran kişi.

Bir teorimiz de şu şekilde şuan örneğin polo ya da golf gerçi golf biraz daha piyasa,bu apartman yapıldığı zaman da tenis belki ne olduğu herkes tarafından bilinmeyen ve kulağa hoş gelen bi kelime olarak kullanılmış olabilir.

Tahminleri alıyım lütfen.



Amy winehouse pek başarılı bi hanım şu aralar onu dinlerken heyecenlanıyorum.

Teomana olan saygım her geçen gün artıyor.Çocukmuşuz bilememişiz değerini abi diyip bi çüklota alıp gitcem,beste hırsızlığıyla suçlanan teo'ya.



We only said good-bye

with wordsI died a hundred times
Bak bak bak bak güzel bir gün ölmek için.


yiyosa amy'e hırsız deyin de s.çsın ağzınıza.

Ben kokuyorum o bayandan.Agresif olmasa çok sevcem ama...


*amy Winehouse-back to black

*Teoman-Güzel bir gün



AYRICAhttp://likufaylar.blogspot.com/ ilerde reklamına yoğunlaşacağım yan blogum.

Tuesday, November 20, 2007

HAŞMETBAAP

ben dinlediğim müziklerde back to the basics yaptım şu aralar.

babamın etkisidir mutlaka queen bu kadar sevmem.
kendimi anlamaya başladığım dönemin başından beri arabada "queen" çalıyordu.
hemde sonsuz tekrarlarla. sonrasında da hayatımın her döneminde ailenin her arabasında mutlaka bir greatest hits albümü oldu hatta her versiyonu oldu. bunların hepside milyonlarca kere dinlendi.hatta hala var bir takım greatest hitsler.
tabii ki bir de hayran olunası bir grupta olunca milyon kere dinlediğin şey daha da kolay oluyor. bağlanmak.



sonrasında trt2 de pop saatinde de rock saatinde de illaki bir queen şarkısı olurdu klibi veya konser görüntüsü. tabii ben o zaman dan bir de kliblerine verdikleri önemi ve freddie mercury gibi olabilecek en iyi frontman'in sahnede yaptıklarını izleyip hayranlık duydum. ki yaşım ilerledikçe muzik dinleyiciliğim geliştikçe adamların ne kadar teknik ne kadar işini ciddi ye alan ve de ne kadar yetenekli olduklarını daha da iyi anlamaya başladım. ve de yeniliklerin peşinde olmalarını. freddie mercury nin sesi, gelmiş geçmiş en iyi vokallerden biri olması, ve de hem beste yapması hem söz yazması...., queen i geri kalan bütün gruplardan ayıran en büyük özelliği bence gruptaki herkes mevkilerinin en iyilerinden ve hatta diğer mevkileri de becerebilen adamlardan oluşması. gruptaki herkes şarkı yapabiliyor ki hepsinin hem çok populerleşmiş hit şarkıları hemde klasikleşmiş kaliteli şarkıları mevcut. hepsi şarkı da söyleyebiliyor. ve hatta birden fazla da enstürüman çalabiliyorlar. yıllarca hiç queen dinlemediğini söyleyen arkadaşlarımı azarlamak suretiyle zorla queen dinlettim. hoş bir dönem herkeste o siyah gretest hits albümü vardı. ama gene de arada dinlememiş olan varsa kırardım sopayı sırtında.
bizim için bütün şarkıları önemli olsada emerle, bazı şarkıları daha bir ağzımıza pelesenktir. mesela kebapçı ismi olarak falshı seçmesi alanya da bir kebapçının bazı gecelerde acıkınca oray
flash gordon şarkısını söyleye söyleye gitmemize nedendir.
flash dıshhh
ahaaaaaa
is a miracle
flash dıshhh
aaaaa
is hir kam tosevdiniverse (çok hızlı oldugu için boyle soylenir burası)
insanın her duygusuna tercüman olabilecek şarkıları olması, çoğu zaman sözlerin harika olması, ve de dediğim gibi yeteneklerini dışa vururken bazı şeyleri zorlama.
bir de tabii yine her ne kadar frontman grubu olmasa da yine dönüp dolaşıp freddie mercury ye getireceğim lafı. bir insan hintli olursa ancak bu kadar karizma olabilir ve de bir insan gay olur sa da gene bu kadar karizmatik olabilir bence. keşke ölmeseymiş yanlışlıkla canlı izleme fırsatı yakalasaydık.
keşke yazılı anlatımım iyi olsaydı da çok çok şeyler yazabilseydim bu çok sevdiğim grup hakkında
ve de su an kendi durumumla ilgili olan queen şarkısının sözleriyle bitiriyorum. hemde bu şarkı freddie şarkısı değil
Im just the pieces of the man I used to be
Too many bitter tears are raining down on me
Im far away from home
And Ive been facing this alone
For much too long
I feel like no-one ever told the truth to me
About growing up and what a struggle it would be
In my tangled state of mind
Ive been looking back to find
Where I went wrong
Too much love will kill you
If you cant make up your mind
Torn between the lover
And the love you leave behind
Youre headed for disastercos you never read the signs
Too much love will kill you
Every time
Im just the shadow of the man I used to be
And it seems like theres no way out of this for me
I used to bring you sunshine
Now all I ever do is bring you down
How would it be if you were standing in my shoes
Cant you see that its impossible to choose
No theres no making sense of it
Every way I go Im bound to loss
Too much love will kill you
Just as sure as none at all
Itll drain the power thats in you
Make you plead and scream and crawl
And the pain will make you crazy
Youre the victim of your crime
Too much love will kill you
Every time
Too much love will kill you
Itll make your life a lie
Yes, too much love will kill you
And you wont understand why
Youd give your life, youd sell your soul
But here it comes again
Too much love will kill you
In the end...In the end.

Wednesday, November 14, 2007

Monday, November 12, 2007

EZDİ BENİ BU HAVALAR


pazar sabahı zor bir sabahtı ,














pazar sabahı nedense acaip bir enerjiyle uyandık dedik ki cihangir kahve de kahvaltı yapalım

savoy pastenesinden bir sürü harika gıda aldık ucuz da değil hani ama değer

harika bir kahvaltı yaptık musalla taşının dibinde en super tezattır hayatta

her canlı ölümü tadacaktır kadar
harikadır
cihangir kahvesi .


8 kişi ancak havanın o kadar yıpratıcı olacagını dusunmemiştik

şimdi size soğuktan ezilen çarpılan insanlardan seçmeler

resimlerde insanların ne kadar yamuldugunu görebilirsiniz ürkün gerçeklerden ve kötülüklerin annesine çok da yakınlaşmayın böyle olmak istemesseniz





ilk resim baa ve tabii ki eldiveni

ikinci resim roni emer e parmak kıtırtısı nasıl yapılır onu gösteriyor.

üçüncü resim ise pek yeni çiftimiz fırfırselsel

photoshopu sevdirme derneği tarihin derinliklerinden sunar : filter liquify